SÖYLEŞİyorum

‘’Aylık 200 Milyon Civarı Erişimimiz Var ‘’

Sektör Medya Grubu Yöneticisi

Cemal Güzelyurt ile Konuştuk

1.Cemal Güzelyurt’u tanıyabilir miyiz?

Cemal Güzelyurt, yaklaşık 20 yıldır bu meslekte. Medya içerisinde bir şekilde kendine yer bulmaya çalışan ya da kendi hayalleri doğrultusunda içinde bulunduğu yere yön vermeye çalışan birisi. Daha çok reklamcı olarak kendimi tanımlandırıyorum. 10 yıldır bir medya grubunu yönetmek ve geliştirmeyi kendisine misyon edinmiş birisiyim. Salihli doğumluyum, evliyim bir çocuğum var. Çok iyi Galatasaraylıyım. İşimi çok seviyorum. En az işim kadar da Galatasaray’ı seviyorum.

2.Gazetecilikten medya yöneticiliğine evrilen, medya yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Değişen medya düzeninde ne yapabiliriz? Arayışı içine girdik. Dünya çok hızlı değişiyor. Biz de o değişimin içine düştük. O yüzden de reklamcılığı, halkla ilişkileri, gazeteyi, medyayı, iletişimi bir arada harmanlayıp sürekli çağa uygun şekilde yönetmeye çalışıyoruz. Hiç kolay bir günümüz olmadı. O yüzden sürekli gelişmek ve önümüzdeki yıl acaba nasıl olur? Nasıl biter? Diye ekibimizle beraber çağa ayak uydurabilecek aksiyonlar almaya çalışıyoruz. Bu süreç bizim için zihnen çok yorucu. Bunları düşünürken bazen gündemi kaçırabiliyoruz ama bir şekilde yakalamamız gerekiyor. Uzun süre bu işe devam edebilmemiz için 2026-2030 yılları arasında medyanın başka bir yere evrileceğini, 2030’dan sonra da bambaşka bir medyacılığa evrileceğini bugünden konuşmak, öngörmek ve planlamak zorundayız. Uzun süre bu işe devam edebilmemiz için bunlar gerekli.

 3.Sektör Gazetesi ile yollarınız nasıl kesişti?

Sektör Gazetesi, daha önce çalıştığım Turkuvaz Medya Grubu’nun ajansıydı. Biz de o vesile ile tanıştık. Daha sonra beraberce hem çözüm ortağı olduk, hem de dost olduk.  Sonrasında, 2014’lerde basın ilan kurumları kurulmaya başlandı. Bundan dolayı medya ya da yerel basının başka bir yere evrilmesi gerekiyordu. Bu sırada biz de kendi hayallerimizin peşinden koşalım dedik. Burasının da, benim de kendi hayallerim vardı. Medya sektörü ile ilgili olarak burasının da bana ihtiyacı vardı. Böylece güç birleştirmiş olduk. 

4.Büyük şehirde gazetecilik yapmak ile ilçede gazetecilik veya medya yöneticiliği yapmak arasında ne gibi farklar var?

Büyükşehirde istediğiniz her haberi yaparsanız, size kolay kolay kimse ulaşamaz. Yerinizi bilmez. Haber sonrası vatandaşla birebir yaşanacak olan ilişkilerden çok uzak kalırsınız. Küçük şehirde, şehrin dinamiklerine dikkat etmeniz gerekir. Çok kolay ulaşılırsınız. Herkes sizi arayabilir, bir şeyler rica edebilir. O yüzden daha dikkatli ve biraz da bulunduğun yerin dinamiklerine uygun, vicdanlı şekilde bu işi yapmak zorundasınız.

Büyük şehirde gazetecilik yapmak çok kolay. Gerçekten hakkını vererek yapabilirsiniz. Küçük yerlerde ise herhalde biraz daha dengelere dikkat etmek gerekiyor. Yani dengeler derken, insanlara karşı kırıcı olmamak adına gayret sarf etmek gerekiyor. Daha çok işin dramatik taraflarında kullanacağınız fotoğrafı daha hassas seçmeniz gerekiyor. Fotoğrafta şurası gözükmesin, şunu üzmeyelim, bunu kırmayalım gibi şeylere dikkat etmemiz gerekiyor.

5. Geleneksel kağıt baskıdan dijital yayıncılığa geçiş süreci gazetenizi nasıl etkiledi? Okuyucu profili değişti mi?

Ben hala yazılı basını, dergiyi, gazeteyi çok seviyorum. Okumak da çok keyif veriyor. Türkiye’de hala daha çok ciddi yazılı basını okuyan bir kitle var. Türkiye’deki gazetelerin çoğu nicelik içeriğe sahipler, nitelikli içeriğe sahip değiller. Avrupa’daki pek çok gazete makale ağırlıklıdır. Türkiye’de biz bu şekilde makale ağırlıklı gazete boşluğunu dolduramıyoruz ama yine de okuyucu kitlesi var.

Aslında gazeteler dijital mecraya geçmek zorunda kaldı. Eski gazete sahiplerine ya da çalışanlarına sorsak hala herkes basılı gazeteye dönmek ister. Ama öyle bir şans yok. Dijital mecrada, okuyucu kitlesi olarak da daha geniş bir kitleye yayın yapıyorsunuz. Şu anda Sektör Gazetesi’nin web sitesi ve sosyal medya hesaplarında aylık 200 milyon civarı erişimimiz var. Bizim bu rakamlara basılı gazetede ulaşma şansımız yok. Dünyadaki hiçbir gazetenin de buna ulaşma şansı yok. Türkiye’de en çok satan gazete yıllardır Posta’dır. Onun bile tirajı 1 milyonu görmüştür ama üzerini görmemiştir. Dijital mecra bizim etki alanımızı ve görünürlüğümüzü çok arttırdı.

Tabii bunun yanında pek çok zorluklarını da getirdi. Çünkü çok fazla bilgi kirliliği oldu. Türkiye’de dezenformasyonla mücadele var. Biz de bir nevi insanları düzeltmekten çalışamaz hale geliyoruz. Sosyal medyada insanlar değişik isimler altında haberler koyarak sayfalar açıyorlar ve kendilerini gazeteci ilan ediyorlar. Ve bu gazeteci ilan eden insanların paylaşımlarında mesleki olarak uymadıkları pek çok kural yüzünden biz onların yaptıkları yanlışları düzeltmek zorunda kalıyoruz. İnsanlar bizi arayıp doğru mu? Diyor. Biz bunları doğru veya yanlış diye sürekli teyit eden bir kurum durumuna düştük. Tabii bu zamanla değişecek. Şu an 2 yıldır beklenen ve İletişim Başkanlığı’nın planları içerisinde olan, sosyal medya kurallarının düzenlenmesini bekliyoruz. Bu da olduğunda biz işimizi daha rahat yapabileceğiz.

6.Gazeteyi önümüzdeki 5 veya 10 yıl içerisinde nerelerde görüyorsunuz? Yeni projeleriniz hedefleriniz nelerdir?

Dünyayı takip ediyorsunuz ama 10 yıldır bizim işimizin daha da lokalleştiğini düşünüyorum. Mesela Yeni Asır’da çalışırken, Ege’nin her ilçesinde muhabirimiz vardı. Bu arkadaşlar telifle çalışıyorlardı. Belki sadece fotoğraf makinesini bizden rica ediyorlardı. Yeni Asır, yavaşça bu insanların sayısını azaltı ve gücünü kaybetti. Şu anda her şey lokalleştiği için insana dokunman gerekiyor. Biz istediğimiz kadar süslü gazeteler basalım, çok iyi internet haber siteleri yapalım, kuşe kâğıtlara gazeteler basalım, çok iyi sosyal medya haberciliği yapalım ama sahada insana dokunmuyorsan, bir yerden sonra marka ya da meslek insanın kafasına oturmuyor. O yüzden biz kendimizi yerelde yani Manisa ve Ege’de konumlandırmaya çalışıyoruz. Daha da güçlü bağlar ve daha da doğru iletişim ağları kurup, ilerlemek istiyoruz. Tabii altyapımızı da kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. Niteliğe önem vermeye çalışıyoruz. Niceliği herkes yapıyor. Kalıcı içerik üretmeye çalışıyoruz. Yapmak istediğimiz pek çok hayalimiz var. Zaman buldukça %5’ini, %10’unu yapabiliyoruz. Önümüzdeki süreçte de yapabilirsek daha çok kalıcı işler yapmak istiyoruz. Mesleğimizin sosyal sorumluluk taraflarında daha çok yer almak istiyoruz. Şu anda da yer alıyoruz ama bunu daha çok yapmak istiyoruz. Dağın başına çıksak da Sektör’den mi geldiniz abi? Diye muhabir arkadaşlarımıza soruyorlar. Muhabir arkadaşlarımızı bu motive ediyor. Zaten bu motivasyon olmazsa bu iş olmaz.

 7.Medya yöneticisi olarak Salihli’nin çözülmesi gereken en önemli sorunları size göre nelerdir?

Bu konuda Salihli’de yaşayan insanların bire bir sözcülüğünü yapmak istiyoruz. Bize en çok gelen şikâyetleri düşünürsek, birincisi kaldırımların işgali ve vatandaşlar tarafından kullanılamaması. Her gün 50 şikâyet geliyorsa, atıyorum 30 tanesi mutlaka bununla ilgili geliyor. Salihli’de bir engellinin yürüyebilme ihtimali yok, en büyük sorun bu.

Bize en çok gelen şikâyetlerden biri de, insanların arabalarını oraya buraya park etmesi, trafiği meşgul etmesi. Ama park yeri yok, insanlar ücretli olarak da park yeri de bulamıyorlar. Bizler de çoğu zaman 20-30 dakika park yeri arıyoruz. Bu da şehirde kaos yaratıyor. Salihli zengin bir ilçe, herkesin motoru, arabası var hatta bazılarının iki arabası var. Her şeyin çok düzenli olduğu, herkesin kurallara saygılı davrandığı bir Salihli hayal ediyorum.

8.Gazetecilik yapmak isteyen gençlere neler tavsiye edersiniz?

Türkiye’de gazetecilik özel gazeteciliğe döndü. Sadece gazetecilik yapmaları için çok iyi kalemlerinin olması, çok iyi araştırmacı olmaları lazım. Çok yetenekli olmaları lazım. Bunun örnekleri var. Benim de takip ettiğim takip etmekten büyük keyif aldığım birkaç isim var. Hala daha ısrarla yapıyorlar. Gençlere şunu da söyleyeyim, eğer idealist bir gazeteci olacaklarsa dostu kalmayacağını da bilsin. Kimse onu sevmeyecek maalesef.

10.Salihli halkına vermek İstediğiniz bir mesaj var mı?

Zor bir iş yapıyoruz, çoğu zaman anlaşılmayı bekliyoruz. Fakat bu işi en vicdanlı şekilde yapmaya çalıştığımızı herkesin bilmesini isteriz. Bizim magazinsel ya da dedikodu üzerine bir gazete yönetimimiz yok. Ciddi bir gazete olarak kendimizi konumlandırıyoruz. Salihli halkının bu konuda hiç şüphesi olmasın.

Yorum:  Haber Atlatma (!)

Gazetecilikte ‘’haber atlatma’’ diye bir kavram vardır. Haber atlatma, bir haberin başka medya kuruluşlarından önce elde edilip yayımlanmasıdır. Sektör Medya Grubu çok yakında daha iyi şartlarda çalışacakları bir mekâna taşınacaklar. Şu an tadilatta olan yeni mekânlarında yepyeni, sürpriz yayımlar ile Salihli halkına ve dünyanın muhtelif ülkelerindeki okuyucularına hizmet vermeye devam edecekler. Dolayısıyla bu güzel haberi kardeş gazete Sektör yayımlamadan önce Salihlipost’da yayımlayarak ”haber atlatmış(!)” oldum. İşin şakası bir yana beni sevindiren bu bilginin sizleri de sevindireceğini düşündüğüm için Sektör’den önce sizlerle paylaştım.

Yerel medyanın ne kadar önemli olduğu tartışılmaz. Kentin gündemi, sorunları, beklentileri hakkında kamuoyunu bilgilendirerek önemli bir görev yerine getirmektedir. Kentin sesi ve vicdanıdır. Kentin nabzını, hafızasını tutan, bugünleri yarınlara aktaran iletişim araçlarından biridir.

Son yıllarda dünyada ve ülkemizde dijital gazetecilik ön plana çıkmıştır. Salihli’de de Sektör Medya Grubu gelişerek ve büyük değişim göstererek, basılı mecradan dijital mecraya geçmiş ve bu değişime uyum sağlamıştır. Gönül isterdi ki ilçemizde bunu başarabilen tek değil daha fazla sayıda dijital gazete olsaydı.

Sektör Gazetesi yayıma başladığı ilk günden bu yana istikrarlı bir şekilde yayım hayatını sürdürüyor. Salihli’de, ülkemizde ve dünyada ne olup bittiğini ondan öğreniyoruz. Pek çok gazete dijital mecraya geçmeyi başaramamışken, Sektör Gazetesi Manisa genelinde dijital mecraya geçebilen 5-6 gazeteden biri olmayı başarmıştır. Hem de hak ederek. Tam bir ekip ruhu ile çalışan kuvvetli kadrosu, merkez medya gazeteleriyle aynı kulvarda yarışıyor.

Gazetenin yönetiminde daha önce Yeni Asır ve Habertürk’te çalışmış tecrübeli bir isim olan Cemal Bey olunca, mesafe kat etmelerinin kolaylaştığı kanaatindeyim. Çok güzel bir ekip çalışması ile gelişmelerden okuyucularını haberdar ediyorlar. Salihli’nin önemli isimleri ile yaptıkları söyleşileri video kayıtlarına alıp yayınlayarak, sokak röportajları yaparak, vatandaşın nabzını tutarak yollarına devam ediyorlar. Bize de başarılarının devamını dilemek kalıyor. Yolları açık olsun…