SÖYLEŞİyorum

” Biz Hep Birlikte Türk Milletiyiz.’’

Salihli Türk Ocağı Başkanı

Ednan Aras ile Konuştuk

1.Sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Ednan ARAS. Felsefeci, Türk Milliyetçisi, eğitimci kimliklerine sahip, ülkü ve idealleri uğruna yaşamaya çalışan 1972 doğumlu Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Dünyası vatandaşıyım. 1996 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden, felsefeci ünvanıyla mezun oldum. Aynı yıl Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olarak göreve başladım.

Askerliğimi yedek subay öğretmen olarak Kuleli Askeri Lisesi’nde yaptıktan sonra 2000 yılında Salihli Lisesi’ne atandım. Bu yıldan beri çeşitli liselerde felsefe grubu öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Çocukluğum ve liseye kadar öğrenim yaşantım Manisa ‘da geçti. Halen Salihli Sekine Evren Anadolu Lisesi’ nde öğretmenlik yapmaktayım.

2. Başkanı olduğunuz Türk Ocakları hakkında okuyucularımızı bilgilendirir misiniz?

Türk Ocakları, Türk dünyasının en köklü sivil toplum kuruluşudur. Özellikle Türkiye ‘nin ve Türk Dünyası’nın meselelerine ilmi, fikri ve aksiyonel çözümler arayan bir ocaktır. Yüze yakın şubesiyle Kuzey Makedonya’dan, Azerbaycan’a, Türkmeneli’ne, Kerkük’e ve bütün yurt sathında teşkilatlanmış olan büyük ve köklü bir yapıdır.

Türk Ocakları; Büyük Türk Milleti’nin tarihi ve kültürel köklerinden gelen yüce değerlerini günümüze taşımak, Türk dilini, Türk tarihini gelecek kuşaklara bir bilinç oluşturmak için anlatmaya ve aktarmaya çalışan bir ocaktır. Bu bilinci oluşturmak ve geleceği Türk’ün kadim değerleriyle inşa etmek için eserler meydana getirmekte, bildiriler yayımlamakta, konferans, seminer ve sempozyumlar düzenlemektedir. Her hafta cumartesi günleri saat 14.00 ‘te Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından youtube üzerinden canlı yayınlanan Türkiye’nin, dünyanın ve Türk Dünyası’nın önemli meseleleri üzerine akademisyenler ve diğer konuklar konferanslar yoluyla görüşler bildirmektedir. Türkiye’nin en uzun soluklu dergisi olan “Türk Yurdu” dergisi her ay okuyucularla buluşturulmaktadır. Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından gerçekleştirilen sempozyumlar çoğu zaman uluslararası nitelikte olup Türk Dünyası’ndan akademisyen, yazar ve bilim insanlarının katıldığı ses getiren sempozyumlardır. Örnek vermek gerekirse son olarak, Türk Ocakları Genel Merkezi ve İlteriş Vakfı ortaklığında hazırlanan “I.Uluslararası Türk Dünyası’nda Bozkurt Sempozyumu” İstanbul’da düzenlenmiştir.

Kuruluşunun 950. yıldönümünde Türkiye Selçukluları ve İznik Bilgi Şöleni, 15-16 Kasım 2025, tarihlerin de düzenlenmiştir. Anadolu’nun Türk yurdu olduğu bir kez daha bütün dünya ya ilan edilmiştir. Anlaşılacağı üzere Türk Ocakları, Türk’ün karşı karşıya kaldığı bütün problemlere karşı refleks göstermekle kalmayıp, çözüm önerileri sunan yegâne kuruluştur. Türk Ocakları, Türk Dünyası’nın sigortası ve teminatıdır. Yerelde bunun maalesef farkında olmayan insanlarımız var. Türk Ocakları kısır çekişmelerin, günlük siyasetin, şahsi menfaatlerin görüldüğü bir yapı değildir ve olmayacaktır. Çünkü bu Ocağın mensupları düşüncelerinin büyüklüğünü, Büyük Türk Milleti’nin büyüklüğüne dayandırırlar. Türk Ocaklılar, Türk gibi düşünür, Türk gibi konuşur ve Türk gibi yaşamaya çalışırlar. Tüzüğümüzde Türk Ocakları’nın amacı: Milli kültürün(hars), ahlak ve fikir hayatının geliştirilmesi, milli benliğin kuvvetlendirilmesi, toplumsal yapının sağlamlaştırılması ve Türklüğün yüceltilmesi amacıyla kurulmuştur. Kısaca “Türk Milliyetçiliği” olarak da adlandırılan bu amaç, derneğin “Milli Ülkü (Mefkure)” südür.

 “Türk milletini sevmek ve yüceltmek” olarak tanımlanan Türkçülük ülküsüne bağlı dönemin en önemli bilim ve fikir insanları tarafından resmen 25 Mart 1912’de kurulmuştur. Fakat onun kuruluşuna ilişkin çalışmalar 1911 yılında başlayıp gelişmiştir. 190 Askeri tıbbiye öğrencisi, memleketin sorunlarının çözümü ile uğraşacak, fikir ve eylemlerde bulunacak insanlarla temas kurmak üzere 24 Mayıs 1911’de başta dönemin ünlü Türkçüleri olmak üzere, birçok tanınmış şair, yazar, bilim ve düşünce insanına mektuplar yazdılar ve 21 kişilik bir girişimciler kurulu oluşturdular. Derneğin kurucuları, Mehmed Emin (Yurdakul), Ahmed Ferit (Tek), Ağaoğlu Ahmet ve askeri tıbbiyelileri temsilen Fuat Sabit (Ağacık) beylerdir. Türk Ocağı’nın Mehmed Emin Yurdakul, Hamdullah Suphi Tanrıöver ve Ziya Gökalp gibi önemli isimleri hem Cumhuriyetimizin kadrolarında yer almış hem de fikirleriyle kuruluş ilkelerini belirlemiştir. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Ocağı’na büyük destek vermiş, sık sık Ocağa kişisel bağışlarda bulunmuş, gittiği yerlerde varsa, mutlaka ziyaret ederek en önemli demeçlerini Ocaklarımızda vermiştir. Kısaca söylemek gerekirse Türk Ocakları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin harcını karan ve temellerini atan yegâne kuruluştur.

3.Salihli Türk Ocakları olarak ne gibi faaliyetleriniz var?

Türk Ocakları Derneği Salihli Şubesi 31 Ağustos 2006 tarihinde tekrar kurulmuştur. Fakat tarihi belgelere baktığımızda 1915 yılında kurulduğunu ve İzmir’den sonra kurulan beşinci Türk Ocağı Şubesi olduğunu görmekteyiz. Bu bizim için bir iftihar sebebidir. Ayrıca Türk Ocağı Şehitlik Abidesi, Salihli Türk Ocağı 100. Yıl Hatıra Ormanı, Milli Mücadele ‘nin 100. Yılı Salihli Türk Ocağı Ersin Aybar Hatıra Ormanı, 100.Yıl Türk Ocağı Anıt Çeşmesi ve Türk Ocağı Meydanı olan tek şehirdir. Bu eserleri bizlere kazandıran şahsımın da yönetim kurullarında yer aldığı, başta Onursal Başkanımız Sayın Ersin Aybar ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımıza kuruluşumuz adına bir kez daha teşekkür ederim.

 Salihli Türk Ocakları olarak Ocak binamızda çoğunlukla perşembe günleri belli aralıklarla çeşitli konu başlıklarında, konuşmacı ve konuklarımızla sohbet programları düzenlemekteyiz. Her yıl “3 Mayıs Türkçüler Günü” nü idrak etmek için çeşitli etkinlikler düzenlemekteyiz. Geniş katılımlı programlar yapmak arzusunda olmamıza rağmen, maalesef eğitimci arkadaşlarımızın dahi programlarımıza katılmaları konusunda güçlük yaşamaktayız. Özellikle lise gençlerine yönelik vatan sevgisi, bayrak sevgisi, Türk dünyasının ve ülkemizin önemli şahsiyetlerini, Türk topluluk ve devletlerini tanıtmak adına projeler planlamakta ve programlar yapmaktayız. Bir okulumuzun gerçekleştireceği “Türk Dünyası Günleri” etkinliğine destek olacağız.

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı’nın (TÜRKSOY) 2026 yılını, Türkçülük düşüncesinin fikir babası, toplum bilimci, fikir insanı Ziya Gökalp’ın doğumunun 150. yılı vesilesiyle “Ziya Gökalp Anma Yılı” olarak ilan etmesinden dolayı, bütün lise kütüphanelerine merhum Gökalp’in eserlerinden bağışlayacağız. Bu kapsamda konferanslar düzenleyeceğiz. Kaymakamlık Makamımızın olurlarıyla, lise öğrencileri için “İstihbarat, siber güvenlik ve dezenformasyon” konularında Ocağımızın mensubu İstihbarat ve Güvenlik Uzmanı Ömer Faruk Çelik tarafından konferanslar vereceğiz.

Salihli Belediye Başkanlığı’na fahri hemşehrimiz merhum Ganire Paşayeva adına, O’nun isminin verileceği bir kütüphane yaptırılması konusunda bir müracaatımız oldu, inşallah olumlu neticeleneceğini düşünüyorum. Bu konu benim için çok önemli. Çünkü Azerbaycan’ı ziyaretimde Bakü’de Ganire hanımın kabrini Azerbaycan Türk Ocağı Başkanı Sayın Akif Aşırlı Bey’le ziyaret ederek dualar etmiştik. Akif Bey biz hazırız, kardeşleri ile birlikte Salihli’ ye kitaplarla birlikte gelip açılışa katılmak isteriz dedi. Birlikte istişarelerde bulunduk ve yüreği, zihni hep Türklük ve Türk Dünyası için atan bu büyük insan için adının yaşayacağı bir eser meydana getirmek en çok Salihli ‘ye, Salihli Türk Ocakları’na yakışır. Bu konuda başta Belediye Başkanımız Sayın Mazlum Nurlu ve bütün belediye meclis üyelerimizin katkıda bulunacağını  düşünmekteyim.

4.Toplumumuzun, özellikle gençlerin milli ve kültürel değerlere ilgisini yeterli buluyor musunuz?

Toplumumuzun milli kültür ve değerlerinin tahrip edildiğini düşünüyorum. Kültürel kimliğimizin küresel güç odakları, medya kuruluşları yoluyla sistematik olarak yozlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Her dönemde popüler kılınan, rağbet görmesi istenilen çeşitli akımlar insanlık üzerinde bir etki oluşturmuştur. 21.Yüzyılın insanlığın birbirine daha çok benzetilmeye çalışıldığı bir çağ olarak çeşitli kuşak tanımlamalarının yapıldığı bir yüzyıl olduğu kanaatindeyim. Aynileştirmeyi küresel şirketler aracılığıyla her alanda görmekteyiz. Aynı giyim kuşam, aynı markaları tercih ediş, aynı zevkleri edinme, aynı yeme-içme alışkanlıkları, aynı müzikleri dinleme, aynı filmleri seyretme, aynı bilgi ve haber kaynaklarından beslenme gibi insanlık birbirine benzetilmeye çalışılmaktadır. Bütün bunlar milli ve yerel kültür ve unsurlarına zarar vermekte ve milli kimliği oluşturmada olumsuz etkilere sebebiyet vermektedir. İşte Türk Ocakları gibi sivil toplum kuruluşları biz biz yapan dil, tarih, sanat ve milli kültürümüzün bütün unsurlarını  çeşitli etkinlikler yoluyla insanımıza kazandırma gayretindedir. Özellikle gençlerimizin Atatürk ‘e verdiği değeri ve Cumhuriyetimize bakışını ortaya koyacağı etkinliklere imza atmaktadır. Bu yıl Ankara’ da  Mayıs ayında gerçekleştirilecek olan “Türk Ocakları Gençlik Çalıştayı, Türk Gençliğinin Bugünü ve Yarını, Sorunlar, Çözümler, Hedefler” Çalıştayı’nda bütün şubelerimizin genç temsilcileri bildiriler sunacak ve bir kamp ortamında kaynaşma imkanına sahip olacaktır. Salihli Türk Ocakları’ nı temsilen çalıştaya tarih alanında yüksek lisans yapan Zeliha YAŞAR katılacaktır. Özetle söylemek gerekirse Türk gençliği küresel güçlerin hedefindedir ve gençliğimizi siyaset üstü amaçlar doğrultusunda kendi değerleriyle hemhal kılmak hepimizin görevi olmalıdır. Bu konuda yaşadığım bir olayı anlatmak isterim. Robot teknolojisi alanında çok çalışan ve uluslararası kariyer yapmak isteyen bir gence bu amacı için Amerika ‘da çeşitli iş insanlarının şirketleriyle iletişim kurmasını önerdiğimde, O genç bana ibret alınacak bir cevap verdi. “Hocam ben ülkeme hainlik besleyen ya da benim değerlerimle uygunluk göstermeyen şirket ya da insanlardan yardım istemem.” Bu cevap benim gençlere yönelik umudumu bir kez daha pekiştirmiş oldu. Bizim insanımızdan ve gencimizden çok şey olur, yeter ki doğru eğitim ve öğretimle onları destekleyim. Önce ailesini ve milletini düşünenlerin insanlığa da faydası olacağını unutmamak gerekir. Bizler umutsuzluk değil umut, güvensizlik değil güven aşılamalıyız. Hepimizi titretip kendimize getirecek büyük ideallerimiz olmalı. Eğer 21.Asrın Türk Asrı olmasını istiyorsak her alanda planlamalar yaparak sistemli çalışmalıyız.

5.Sizce ‘’milli kimlik’’ kavramı bugün doğru anlaşıyor mu?

Milli kültür denilince önce aklıma Namık Kemal Zeybek ve Kültür Bakanlığı Dergisi geliyor. 90’lı yıllarda “Milli Kültür” adındaki dergi, Namık Kemal Zeybek Bey’in bakanlığı döneminde çıkarılıyordu. Çok etkili ve muhtevası geniş bir dergiydi. Biz maalesef bir dönem Türk demekten, bir dönem Türk Milliyetçisi olarak kendimizi ifade etmekten imtina ettirildik. Kasten toplumumuz çok normal olan vatan, millet sevgisinden ve ideolojisinden uzaklaştırıldı. Tıpkı Osmanlı’nın son dönemlerinde olduğu gibi Batı’dan ithal edilen kavram ve fikirler sözde kardeşlik için, insanlık için hem milli hem de inanç değerlerinden insanımızı uzaklaştırdı. Yine benzer bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Sözde din adına milletini inkâr ederek bozuk bir inanç sistemi meydana getirmek istiyorlar. Siyasi rekabet ve kutuplaşma neticesinde milli değerlerimize yönelik olumsuz yaklaşımlar sergilenmektedir.

Oysaki bir milletin mensuplarının alt kimlikleri zenginlik sayması, üst kimlik olan Türk milli kimliğine bağlı kalarak milletini sevmesi, milletine değer vermesi, Türk milli kimliğini benimsemesi ve bu kimlikte birleşmesi çok tabii değil midir?  Amerikalıları çok nadirde olsa belki bu konuda örnek alabiliriz. Çekik gözlü Çinlisinden, Afrikalısına kadar herkesi Amerikalı yaptılar. Bu yüzden kimsenin alt kimlikleri kaşımasına, birisini tanıtırken aslen şuralı falan dememize gerek yok. “Biz hep birlikte Türk Milletiyiz.’’ Türk Ocakları Genel Merkezi ‘nin bu sloganı gerçekten birleştirici ve bütünleştiricidir. Milli kimlik, eğitim, kültür, sanat gibi etkinlikler yoluyla inşa edilir. Biz şehirlerimizin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü etkinliklerinde tiyatro gösterileri, kahramanlık türküleri ve şiirleri yerine, pop ya da rap müzik konserleri tertip edersek milli bilinç zayıflar ve milli kültür nesilden nesile aktarılamaz. Bu konuda hem yerel yönetimlere hem mülki amirliklere hem de bakanlıklara önemli görevler düşmektedir.

Bir de Anadolu hiç Türk yurdu olmamış gibi sadece hep eski uygarlıklara yönelik etkinlikler düzenleyen bazı art niyetli kesimler var. Onlara göre mitoloji denilince ilk akla gelen Yunan mitolojisi, medeniyet denilince ilk akla gelen Lidya, Frig gibi medeniyetlerdir. Bir türlü Türk medeniyeti, Osmanlı Türk medeniyeti, Selçuklu Türk medeniyeti gelmez. Anadolu da yaşamış bütün medeniyetler dünya kültür ve medeniyet mirasına tabii ki katkıda bulunmuşlar ve güzel yurdumuzu zenginleştirmişlerdir. Fakat bütün Cihan bilmelidir ki, bu yurt asırlardır Türk yurdudur ve Türk yurdu olarak kalacaktır.

6. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

 Semih Bey, size ve medya kuruluşunuza bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Toplumumuzun problemlerini çözüm odaklı dile getirdiğiniz ve güzel ilçemiz Salihli ‘ye katkılarınızdan dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.

Yorum: Salihli’nin 111 Yıldır Tüten Ocağı

Türk Ocağı’nın kuruluş yılı 1912’dir. Türkiye’de tam 114 yıldır tütmektedir. Her halde ülkemizin en eski sivil toplum kuruluşlarında biridir. Gönüllü kuruluşlar mezarlığı olan ülkemizde bir asırdan fazla bir süre içinde varlığını devam ettirme kararlılığını göstermiştir. Bu uzun süreç içerisinde alevlenen ateşi zaman zaman küllenmişse de gönlünü milletine adamışlar tarafından, küllenen közleri yeniden alevlendirilmiştir.

Milli hassasiyetleri olan Türk aydınlarının gayreti ve çabaları ile bir İlim ve irfan kuruluşu olma hüvviyeti kazanmıştır. Yayınlandığı eserler, bildiriler, düzenlediği sempozyumlar ve değişik çalışmalar ile Türk dünyasına ışık olmuştur.

Salihli Türk Ocakları bu uzun soluklu yolculukta, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği 9. olağan kongresinden bayrağın Ednan Aras ve arkadaşları tarafından taşınması kararı çıkmıştır. 14 Şubat 2026 tarihinde yapılan kongrede yönetim kadrosu bir kere daha netleşmiştir. Genel kurulda yapılan seçimde şu isimler yönetime girmiştir. Başarılar dilerim.

Yönetim Kurulu ( Asil-Yedek) 

Ednan Aras

 Fevzi Çakmak

 Engin Taşkın

 Yaşam Güneç

 Emre Kızılkaya

 İsa Uysal

 Mehmet Avşar

 Nurullah Akyıldız

 Vedat Yüce

 Halil Uysal

 Bayram Özkul

 Erkan Tuğra Karabulut

 Süleyman Kızıltuğ

 Halil Turan Otlu