‘’Şiirin Hatası Olmaz Diye İnananlardanım’’
Şair-Yazar Adviye Seçkin ile Konuştuk

1.Sizi tanıyabilir miyiz?
26 Eylül 1973 AlaÅŸehir doÄŸumluyum. Memur bir babanın üç evladından en büyüğüyüm. Aslen İzmir, Bergamalıyım. İlk ve ortaokulu AlaÅŸehir, Kavaklıdere’ de, lise eÄŸitimimi Manisa SaÄŸlık Meslek Lisesi Ebelik Bölümü’nü bitirerek tamamladım. Yüksek eÄŸitimimi EskiÅŸehir Anadolu Üniversitesi Yüksek Ebelik Bölümü’nden mezun olarak bitirdim. 30 yıl çeÅŸitli saÄŸlık kuruluÅŸlarında çalıştıktan sonra yaklaşık 3 yıl önce emekliye ayrıldım. SAKÜDER ve SANAT DOSTLARI üyesiyim. Evliyim, 2 erkek, 1 kız olmak üzere 3 evladım var. EÅŸim Salihli Cumhuriyet İlkokulu’nda öğretmen olarak görev yapmakta. Büyük oÄŸlum yurt dışında (Almanya) dahiliye uzmanı, küçük oÄŸlum Bursa barosuna baÄŸlı avukat. Evimizin prensesi kızım ise Hafsa Sultan Kız Meslek Lisesi, çocuk geliÅŸimi 9. sınıf öğrencisi olarak eÄŸitimine devam ediyor. İki gelinim, 1 erkek torunum var. Yakın zamanda ailemize katılacak olan kız torunumun heyecanını yaşıyoruz.

2. Şiir ve köşe yazıları yazma süreciniz nasıl başladı?
Şiire ilgim ilkokulda, milli bayramlarımızda okuduğum şiirlerle başlamış olsa da, lisede iyice perçinleşti. 1988 yılında bir defter tutup, şiir yazmaya başladım. O kadar özenli bir defter tuttum ki, defterimi ciltletip, üzerine adımı, soyadımı ve şiir defteri yazdırmayı ihmal etmedim. O gün bugündür defterim hâlâ bendedir ve itina ile saklarım. Edebiyat dersinde çok başarılı bir öğrenciydim. Yazdığım kompozisyonların birçoğunu edebiyat öğretmenim kendine alır ve diğer öğrencilere örnek kompozisyon yazısı olarak sunardı.
Sağlık çalışanı olarak çok yoğun bir çalışma hayatım olduğundan dolayı köşe yazısı yazmaya emekli olduktan sonraki süreçte başladım.

3. Şiir ve yazılarınızda öncelik verdiğiniz konu veya konular var mı? Daha çok hangi konular ağır basıyor?
Şiirlerimde ana tema olarak genellikle aşk, evlat sevgisi, adalet, ayrılık ve tasavvuf konuları işlenmiştir. Coşkun bir dille duygularımı şiirlerime aktarmaya çalışırım. Düşünce, duygu ve hayallerimi şiirlerimle dile getiririm.
Herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkında görüş ve düşüncelerimi Manisa Hür Işık gazetesinde köşe yazısı olarak okurlarımla paylaşıyorum. Çok ayrıntıya girmeden, kısa ve öz kişisel fikirlerimi yazıya döktüğüm ve çok severek yaptığım köşe yazarlığını devam ettirmeyi düşünüyorum.

4.Her şairin kendine has duygu hali vardır. Nasıl bir duygusallık sizi yazmaya yönlendirir? Her ortamda yazabilir misiniz, yoksa size özel ortamlar mı gerekir?
Sosyal, insancıl, adalet ve eşitliği önemseyen, mantıklı, ikna edici, yaratıcı aynı zamanda duygusal olduğumu söylerler. Merhametli olduğumu söyleyebilirim. Her an, her konuda şiir veya kısa bir yazı yazabilirim. Şiirin hatası olmaz diye inananlardanım. En çok etkilendiğim şair Ülkü Tamer. Ben şahsım adına kendisinin insanın görünmeyen yüzünün simgesi olarak düşünüyorum. Ruh hali belli olmayan, tam anlaşılamayan şiirleri ile tam bir idol. Yoğun ve kapalı imgeler, alışılmamış bağdaştırmalar ile yazdığı zenci şiiri çok etkileyici benim için.

6. Şiirlerinizi veya köşe yazılarınızı topladığınız bir kitabınız var mı?
Kitap çıkarmadım. Ama tabii ki hepsini derleyip, topladığım bir bilgisayarım var. Kitap için çalışmalarım var, umarım en kısa zamanda bende bir kitap çıkartırım.

7. Başınızdan geçen ilginç bir anıyı okuyucularımız ile paylaşır mısınız?
Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği Suavi konserine gitmiştim. Zamanın Belediye Başkanı Ekrem Oran bel fıtığından dolayı konsere katılamamıştı. Dolayısıyla da belediye heyetinin çoğu konsere gelemediği için protokol için ayrılan yerler çok sayıda boş kalmıştı. Ben de boş bulduğum protokol koltuklarının birine oturdum ve konseri izlemeye başladım. Suavi bir kaç şarkı söyledikten sonra 1 Eylül barış günü için güvercin uçuracağını anons etti ve protokolde oturanları sahneye davet etti. Bir kaç kişi hariç kimse sahneye çıkmayınca beni işaret ederek buyurun lütfen diye nazikçe davet edildim. Hemen davete icabet ettim ve Suavi ile birlikte güvercin uçurdum. Bu güzel bir anımdır.

8.Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Öncelikle sizinle söyleÅŸiden çok keyif aldığımı belirtmek isterim ve size teÅŸekkürlerimi sunarım. Evet, eklemek istediÄŸim bir ÅŸey var. İki ÅŸiirim Sayın Battal Macar beyefendi tarafından bestelendi ve resmi çıkış yaparak youtube’ta yayınlandı. Yakın zamanda bir ÅŸiirimi de, Salihli’mizin deÄŸerli ses sanatçısı ve bestecisi TuÄŸra Erkan besteledi. Adviye Seçkin yazarak youtube’ta arama yapan herkes bu ÅŸarkıları dinleyebilir.

Yorum: Onurlu Miras
Yahya Kemal Beyatlı’ya ait ‘’Baki kalan bu kubbede bir hoÅŸ sada imiş’’ dizesi dünyadaki misafirliÄŸine anlam katan insanları ifade ediyor. Hz. Muhammet, Atatürk, Mimar Sinan, Yunus Emre, Halide Edip Adıvar, Fuzuli, Itri, Aşık Veysel, aklıma geliveren isimler. Daha onlarca, yüzlerce ismi ilave edebiliriz.
Şairler, yazarlar da terk-i dünya etmeden önce dünya denen bu misafirhanede, kültürel miras olarak bıraktıkları eserleri ile yaşamaya devam ederler. Onlar sıradan insanlar değillerdir. Hayata bakışları gönül gözüyle, duygularıyladır. Başka görürler, başka ifade ederler. Şiirlerinde, kitaplar dolusu yazılarla anlatılamayacak duygusallıkları, aşkları en etkili ve en kısa şekilde dizelerle ifade ederler.
Adviye Hanım’ın yukarıda okuduğunuz ‘’Anahtar’’ başlığıyla yazdığı mistizim kokan satırlarına bakar mısınız? İnsanoğlunun Rabbi karşısındaki acziyetini ne kadar da güzel ifade ediyor. Yaradan karşısında haddini bilen hassas ruhların ifade edebileceği dizeler.
Şiirleri bestelenerek taçlanmış. Maddi miraslar, varislerin yönetimine geçtiğinde sahip değiştirirler. Artık varisler mirasın yeni sahibidir. Fakat şiirler, besteler, sanat eserleri için bu söz konusu değildir. Bu eserler her zaman sahipleri ile anılırlar.
Adviye Hanım’la yaptığım söyleÅŸi benim için de bir keyifti. Åžiirlerini ve yazılarını benimle paylaÅŸarak tanınmasına, yayılmasına vesile ettiÄŸi için kendisine teÅŸekkür ederim.


