SÖYLEŞİyorum

‘’TC’ye Çok Pahalıya Mal Oldum.’’

Aktivist

DT.  Özay Erdoğan ile Konuştuk

1.Sizi tanıyabilir miyiz?

1955 Salihli doğumluyum. İlk, orta ve liseyi Salihli’de tamamladıktan sonra, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden 1980 yılında mezun oldum. 45 yıldan beri Salihli’de serbest diş hekimi olarak çalışmaktayım.

Diş Hekimi olabilmek için o yıllarda vatandaşlarımızın ödemiş olduğu vergilerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne çok pahalıya mal oldum. Ben de devletimize ve halkımıza olan vefa borcumu ödemek için yaşamın boyunca gücüm elverdiğince kendimi halkıma adadım.


2.Sizinle yıllar önce tanıştığımızda, Gediz Nehri’nin kirlenmesinden ve bunun getireceği sonuçlardan üzülerek bahsetmiştiniz. O gün hafızama ‘’Çevre Dertlisi ‘’ birisi olarak yerleştiniz. Hayatın birçok alanında, çok yönlü olarak karşımıza çıkıyorsunuz. Siyasette, sanatta, gazetecilikte, fotoğrafçılıkta… Çevrecilikte duyarlılığınız hala devam ediyor. Biraz da bu yönlerinizden bahseder misiniz?

Siyasi kimliğim Kenan Evren darbesi ile kapatılan CHP’de yeniden 1992 yılında hayata geçti. Ben de o yıl Salihli CHP’de Başkan Yardımcısı olarak görev aldım. 2009 seçimlerinde partim beni milletvekili adayı yaptı. En son geçtiğimiz seçimlerde milletvekili aday adayı oldum. Hala siyasi yaşamıma devam ediyorum.

3. Gazeteciliğe ilginiz nereden geliyor?

Diş hekimliğine devam ederken bir taraftan da ikinci eğitim için Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’ne girdim. 3. sınıftan ayrılmak zorunda kaldım.

CHP adına Türkiye’de ilk siyasi gazete olan ‘’ DEĞİŞİM ’’ gazetesini çıkardım. Yıllarca ulusal basın, yerel basın dergi ve dijital ortamlarda halkımızı bilgilendirmek, projelerimi anlatmak için siyasi ekonomik toplumsal makalelerime devam ediyorum.

4.Türkiye çöl olmasın diye tema başkanı TEMA Vakfı Başkanı Rahmetli Hayrettin Karaca ile yıllarca çalıştınız. Ne gibi faaliyetleriniz oldu?

Evet, o yıllarda video ve pankartları alarak okullara, derneklere çocuklarımıza  çevre bilinci açı aşılamak için gittim. Onlara konuşmalar yaptım, ağaçlar diktik.

Merhum Belediye Başkanımız Zafer Bey ve Mustafa Uğur Okay’dan aldığım destekle Salihli ve çevresini yeşile boyadık, binlerce fıstık çamı diktik. Kendi yetiştirdiğim fıstık çamı, noel çamı ve altuni  mazıları, okullara, camilere, mezarlıklara, kamu kurum bahçelerine dikmekten çok büyük keyif aldım, alıyorum. Kısaca benim dikili ağacım var (!)

5. El becerileri gerektiren sanat dallarına karşı yatkınlığınızı yaptığımız bu söyleşi sayesinde öğrendim. Bu konuda neler söylersiniz?

Amatörce seramik çalışmaları yaparak gençlere örnek olmak istedim. Sağ olsun, Salihli Belediyesi’nin desteğinde seramik atölyesi açtık. Şu an 5 kişi profesyonelce ekmek yiyor. Ayrıca onlarca amatör seramik sanatçıları yetişti.

Ayrıca mesleğim gereği yıllarca altın diş yaptığım için altın sanatına yöneldim. Altından kolye ve bir takım objeler yaptım.

6. Biraz da çiftçilik yönünüzden bahsedelim.

Bundan 40 yıl önce aldığım tarlada zeytin, kiraz, üzüm üreticiliği yanında; dış mekan süs bitkilerini halen yetiştiriyorum.

7. Bu güne kadar ki tecrübelerinizi ve bilgi birikiminizi kitap haline getirip, gelecek nesillere aktarmayı düşünüyor musunuz?

 Yaşamım boyunca yapmış olduğum bütün aktiviteler şu an kayıt altında. Hepsini teknolojik olarak dijital ortama aktardım.

Dünyanın bir pencere olduğunu biliyoruz. Herkes bakıp geçer. Biz de bakıp geçerken, insan iz bırakmalı dedik. Daha vatan bizden hizmet bekliyor gençlere örnek olmak için. Tabii ki yapacağız.

8. Peki gençlere ne önerirsiniz?

Önce ahlak, önce insanları ve kendini sevmesini, doğayı sevmesini, öneririm. Benim inancım pırıl pırıl bir gençlik geliyor. Gençlerimiz duyarlılıklarıyla bunu ispat ettiler. Gençler bizim gururumuz.

Facebook ve Instagram çağımızın en büyük iletişim araçları. Türkiye için, Salihli için bütün düşünce ve projelerimi bu mecrada yayınlıyorum. Genç arkadaşlar, hatta ilgi duyan herkes Facebook veya Instagram’a Diş Doktoru Özay Erdoğan yazdıklarında karşılarına benim yayınladığım projeler çıkacaktır.İletişim kurmak isteyenlere de her zaman açığım. 

Yorum:  O Biiir…

O biiir Salihli dertlisi… O biiir siyasi… o biiir çevreci… o biiir gazeteci… o biiir fotoğrafçı, o biiir sanatçı… Yıllar önce Beyaz, yaptığı şov programlarında konuklarının özeliklerini bu şekilde sunardı. Özay Bey’in bir sürü özelliği olunca, ben de onu Beyaz’a öykünerek tanıtmanın güzel olacağını düşündüm.

1990’lı yıllardı. Sırpların, Bosnalıları katlettiği, zulmettiği yıllar… Bir grup arkadaş ile birlikte Bosnalı Kardeşlerimize yardım toplamak amacı ile esnafı dolaşıyorduk.  Sevgi Yolu’nda muayenesi olan Özay Bey’e de uğradık. Kendisi ile ilk karşılaşmam ve tanışmam o zaman olmuştu.

Bizi dinledi, gerekeni yaptı ama bizi hemen uğurlamadı. Bize Salihli’nin o günlerde olan sorunlarından ve çözümlerinden bahsetti.  Çok samimiydi ve gerçekten dertlenerek anlattı. Bize adeta kısa bir brifing verdi. Çok etkilenmiştim. ‘’Salihli Dertlisi’’ birisi olarak hafızamda yerini aldı.

Bu gün de aynı enerjisi ile sosyal medyada paylaşımlar yapıyor. Tespit ettiği sorunları, önerdiği çözümler ile birlikte kamuoyuna sunuyor. Tren yolu projesinden, Gölmarmara’nın kurtulmasına kadar pek çok konuda proje üretmiş. Bunları yazdığı köşe yazılarında ve video çekimleri ile sosyal mecrada anlatıyor.

Siyasi kimliğini öne çıkarmıyor. İnsanları siyasi açıdan değil, insani açıdan değerlendirdiğini ifade ediyor. İnsanları değerlendirirken siyasi kimliğine göre değil ”İyi İnsan – Kötü İnsan” olarak değerlendirdiğini söylüyor. Bu onun ‘’Siyasi Mottosu’’ olmuş.

Hasılı kelam, Ben Diş Tabibiyim; işimi yaparım keyfime bakarım, bana ne Salihli’nin sorunlarından, bana ne ülkenin sorunlarından demiyor. Kafa yoruyor, çözümler üretiyor, mücadele veriyor. Özay Bey duyarlılığında insanlarımızın çoğalması dileğiyle…