SÖYLEŞİyorum

”Orhan Gel Seni Ortaokula Kaydettirelim”

Emekli Öğretmen ve İlahiyatçı

ORHAN ADIGÜZEL ile KONUŞTUK

1-Kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Orhan Adıgüzel. 1943 yılında Salihli’de dünyaya geldim. Rahmetli Mehmet Adıgüzel ve Sıdıka Adıgüzel’in oÄŸluyum. İlkokulu Salihli 5 Eylül İlkokulu’nda tamamladım. İlkokulu bitirdikten sonra okuma aÅŸkım olmasına raÄŸmen bu arzumu yerine getiremedim. Bana evimizin altında küçük bir bakkal dükkânı açtılar. Bakkallık yapmaya baÅŸladım. Fakat okuma isteÄŸi içimde duruyordu. Dükkânda çalışırken ortaokuldan, liseden öğrenciler dükkâna geldiÄŸi zaman okuma aÅŸkım daha çok depreÅŸiyordu.

Bir dönem Salihli Belediye BaÅŸkanı olan Tahsin Sarıgedik‘in yeÄŸeni arkadaşım Ataman Sarıgedik beni ziyarete geldi. O da ortaokul 3. sınıfta okuyordu.‘’Orhan gel seni ortaokula kaydettirelim’’ dedi. Ben de benim yaşım 17’ye geldi, beni okula almazlar dedim fakat ÅŸansımı da denemek istiyordum. Kayıtlar baÅŸladığı zaman, bir gece Ataman’la bizim evde yattık. Sabah saat 5’te beraber Salihli Lisesi önündeki kayıt kuyruÄŸuna girdik. Kayıt oldum ama beni ön kayıt yaptılar. Yaşım büyük olduÄŸu için‘’savcılıktan iyi hal kâğıdı getirmen gerekiyor’’ dediler. Ancak o zaman kesin kayıt olabiliyormuÅŸ. İyi hal kâğıdını savcılıktan aldım. O zamanki Müdür Fethi Binay babamın ilkokul arkadaşıydı. Orta 1. sınıfa kayıt oldum. Okula kayıt olunca bakkalı bıraktım tabii. Yaşım büyük olduÄŸu için sınıfın en arkasında oturuyordum. Öğretmenler beni hep baÅŸkan yapıyorlardı. Ortaokulu pek iyi derece ile bitirdim.

Liseye başladım fakat lise bana biraz ağır geldi. Zorlandım ama sene kaybım olmadı. Üç senede liseyi bitirdim. Yalnız burada özellikle söylemem gereken bir şey var. Beni okula kayıt olmaya teşvik eden Ataman Sarıgedik beni kaydettirdiği zaman orta üçüncü sınıftaydı ama eğitimine bir süre ara verdiği için liseden beraber mezun olduk. Okula kayıt olmama sebep olduğu için Allah ondan razı olsun.

Liseyi bitirdiÄŸimde okuma arzum devam ediyordu. Ä°lahiyat fakültesine gitmek istiyordum.  İlahiyat fakültesine ve aynı zamanda Konya EÄŸitim Enstitüsü’ne de baÅŸvurdum. Konya EÄŸitim Enstitüsü birinci sırada çıktı. Fakat ben edebiyat bölümü mezunu olmama raÄŸmen fen ve tabiat bilgileri bölümüne girdim. Orada da biraz zorlandım yani.  Hatta 1. sınıfta zorlandığımdan dolayı bir ara okulu bırakmayı dahi düşündüm.

Bir gün Konya’da Alaattin Meydanı’nda dolaşırken ara sokaÄŸa girdiÄŸimde bir levha gördüm. Konya Kız Öğretmen Okulu yazıyordu. O zamanlarda 5 ders verilince lise mezunları öğretmen olabiliyordu. Ä°Ã§eri girdim, içinde bulunduÄŸum ÅŸartları anlatıp, ÅŸartlarımın uygun olup olmadığını sordum.‘’Şartların uygun eÄŸer sınavları verirsen öğretmen olabilirsin’’ dediler.  Kayıt olduktan sonra Eylül ayında Konya Kız Öğretmen okulunu dışarıdan bitirdim. Neticede ilkokul öğretmeni diplomasını aldım. Tabii bu arada eÄŸitim enstitüsünden bazı dersleri veremediÄŸim için devre kaybettim.

Manisa’ya Milli EÄŸitim Müdürlüğü’ne tayinimin yapılması için gittim. O zamanlar bizim ilkokuldaki müdür yardımcımız Ömer Öcal, orada müdür yardımcısıydı. Onun yanına gittim. Hocam ben Orhan Adıgüzel, ilkokuldan öğrencinizim dedim. Fark derslerini kazanarak ilkokul öğretmeni olmaya hak kazandım. Benim Salihli’ye tayinimi yapabilir misiniz? Dedim.  ‘’Orhan Salihli’de Gazi İlkokulu adında bir okul açma kararı verildi.  Ancak ÅŸu anda Cumhuriyet İlkokulunda eÄŸitim öğretim görüyor. Biz seni oraya vekâleten atayalım daha sonra asaleten tayinini yaptırırız, sen ÅŸimdi git Salihli’de göreve baÅŸla’’ dedi. Cumhuriyet İlkokulu’nda vekil öğretmenliÄŸe baÅŸladım. Okul yapıldıktan sonra Gazi İlkokulu’na geçtim. Bir ay sonra da asil olarak ilkokul öğretmenliÄŸine atanma yazım geldi. Hatta o zaman bana ‘’Sen hiç köyde öğretmenlik yapmadan nasıl burada göreve baÅŸlayabildin?’’Dediler. Bende onlara torpil yapmadığımı ama ilkokul öğretmenimin milli eÄŸitimde görevli olmasının avantajını yaÅŸadığımı söyledim. Eskiden öğretmenler 3-5 sene köyde çalışır ondan sonra merkeze gelirdi. Bundan sonraki süreçte 1. sınıfı okuttum, 2. sınıfı okuttum. Daha sonra eÄŸitim enstitüsü fark derslerini de verince ortaokul öğretmenliÄŸi diplomam geldi. İlkokul öğretmenliÄŸini bırakmak zorunda kaldım.

Kula/Gökçeören ve AlaÅŸehir/Kavaklıdere’de ortaokullar açıldı. Her ne kadar o iki okuldan birine müdür olarak atanmam istense de ben oralara gittim ve beÄŸenmediÄŸim için esas tayinimi bekleyeceÄŸim dedim. Esas tayinim Akhisar/Zeytinliova Ortaokulu’na çıktı. 30 Kasım 1970’deorada göreve baÅŸladım. Birkaç sene sonra oraya müdür oldum. Fakat annem, babam yaÅŸlı olduÄŸu için onlara hizmet açısından Salihli’ye tayin istedim. 7-8 sene hizmet ettikten sonra Salihli’ye tayinim çıktı. İlk görev yerim AkÅŸam Ticaret Lisesiydi. Orada da 5-6 sene çalıştıktan sonra çok sevdiÄŸim Salihli Lisesi’ne, oradan da Ticaret Lisesi’ne nakil yaptırdım. 2016 yılında da Salihli Lisesi’nden emekli oldum.

Bu arada 1976 yılında Akhisar’da ortaokul müdürüyken ÅŸimdiki eÅŸim olan Beyza Adıgüzel Hanım’la evlendim. Biri kız, biri erkek iki çocuÄŸum oldu.

2.Emekli olduktan sonra sizi iki yüksek okul bitirmeye motive eden şey neydi?

Daha önce de söylediÄŸim gibi liseyi bitirdiÄŸimde ilahiyat fakültesine baÅŸvurmuÅŸtum. Fakat ilahiyat fakültesinin eÄŸitimi çok uzun olduÄŸu için ve daha deÄŸiÅŸik nedenlerle öğretmenliÄŸi tercih etmiÅŸtim. Fakat içimde ilahiyat fakültesini bitirmek gibi büyük bir arzu vardı. O arzu bir türlü sönmedi. Tam 20 yıl sonra Anadolu Üniversitesi sınavsız üniversite diye bir uygulama baÅŸlattı. Hemen kaydımı yaptırdım. Kaydımı yaptırdım ama öğrencilik süresinde arapça dersinde çok zorlandım. O kadar zorlandım ki bir ara okulu bırakmayı dahi düşündüm. O arada üniversite yönetimine bu düşüncelerimi ilettim. Anadolu Üniversitesi bana bazı derslerden yüz yüze eÄŸitim imkânı tanıdı. Bu imkân beni çok sevindirdi. Hafta sonlarında hocalarımdan birebir arapça dersi almaya baÅŸladım. Ve bu aldığım dersler neticesinde arapçayı da bitirdim. 2018 yılının temmuz ayında Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldum.

İlahiyatı bitirdikten sonra rahmetli oÄŸlum emlakçı olduÄŸu için onun yanına takılıyordum. OÄŸlum ‘’Baba ben gayrimenkul uzmanı olacağım.’’Dedi. İstersen sen de okula kaydını yaptır,bitirince beraber çalışalım’’dedi. Onun tavsiyesiyle orayı da bitirdim. Tabii Allah’ın takdiri ilahisi oÄŸlumuzu kaybettik.

Bu arada ÅŸunu da söylemek istiyorum. Anadolu Üniversitesi’ni 76 yaşında bitirdiÄŸim zaman Anadolu Üniversitesi’nden bir haber geldi. ‘’Diplomanızı biz törenle vereceÄŸiz, gelebileceÄŸiniz bir günü tayin edin bize bildirin’’ dediler. Ailemle ve torunlarla beraber EskiÅŸehir’e gittik. Orada bize büyük bir törenle diplomamızı takdim ettiler. Bu da bize büyük bir gurur ve sevinç kaynağı oldu.

3.Geçmişe bakıp da keşke dediğiniz şeyler var mı?

Hayatta insanın başına her ÅŸey geliyor. Cenab-ı Allah insanı en yüksek vasıflarda yaratmış. ‘’Yarattığıma hizmet edenlere ben de hizmet ederim.’’Diyor. Tabii zamanında liseden sonra ilahiyatı bitirseydik, belki din adamı olarak daha büyük hizmetler yapardık. Maalesef bu hizmetleri yapamadık. ÖğretmenliÄŸimiz zamanında sivil toplum kuruluÅŸlarında çalışmalar yaptım. Bu ÅŸekilde hizmetler yapmaya çalıştım. Akhisar’da toplu kalkınma kooperatifi vardı. Orada zeytinyağı fabrikası kurduk, tuz üretim fabrikası kurduk. Bu ÅŸekilde topluma faydalı olmaya çalıştım.

4.Eğitim hayatınızda başınızdan geçen ilginç bir anınızı okuyucularımız ile paylaşır mısınız?

Manisa’ya okula giderken ve dönerken Konya trenine biniyordum. AkÅŸam Manisa’dan Konya treni ile dönerken, eÅŸim ve kızım beni karşılamak için istasyonda bekliyorlardı. Bu arada Ahmetli’den, Sart’a doÄŸru yola çıktık diye onlara telefon ile bilgi verdim. Daha Sart’a gelmeden yorgunluktan mı, yaÅŸlılıktan mı bilemiyorum uyumuÅŸ kalmışım. Uyandığımda tren Salihli’yi geçmiÅŸ, YeÅŸilkavak’a doÄŸru ilerliyordu. Trenin Dereköy’de duracağını öğrendim. Hemen çocukları aradım bilgi verdim. SaÄŸ olsunlar geldiler, beni Dereköy’den aldılar. Bunu ÅŸunun için söylüyorum. Bir kiÅŸi bir okulu bitirmiÅŸ tamam güzel ama bunu bitirirken de bazı uÄŸraÅŸlar gerekiyor, bazı mücadeleler gerekiyor. Neticede hiçbir ÅŸey kolay olmuyor. EÅŸim ve çocuklarım çok yardımcı oldular, destek oldular.Onların sayesinde ilahiyat fakültesini bitirdim.

5.İlave etmek istediğiniz bir şey var mı?

Babamdan dinlediÄŸim Salihli’nin kurtuluÅŸu ile ilgili bir anıyı yeni kuÅŸaklara not düşmek adına paylaÅŸmak istiyorum. Babam Mehmet Adıgüzel 1912 yılında Salihli KocaçeÅŸme Mahallesi’nde doÄŸup 93 yaşında vefat etmiÅŸtir. Salihli’de Yunan iÅŸgalini ve sonuçlarını bizzat yaÅŸamıştır. Rahmetli babam bizlere hep gözleri yaÅŸararak ÅŸunları anlatırdı. â€˜â€™OÄŸlum Ben 10 yaşında, Halan 5 yaşındaydı. Annemiz olmadığı için genelde ona ben bakardım. Bu arada Salihli Yunan iÅŸgalindeydi ve sıkıntılar içindeydik. 4 Eylül 1922 günü bize yarın Mustafa Kemal PaÅŸa’nın askerleri Salihli’ye gelecek ve bizi iÅŸgalden kurtaracak dediler. O gece sevinçten hiç uyuyamadık. KocaçeÅŸme Camisi’nin yanındaki Bostan Sokak’taki evimizden 5 Eylül 1922 sabahı erken saatlerde Halanızı da sırtıma alarak, süvarilerimizi karşılamak için caminin önüne gittik. Mustafa Kemal PaÅŸa’nın öncü süvari birlikleri sabah geldiler. Onları coÅŸkulu bir ÅŸekilde karşıladık. Daha sonra istasyona doÄŸru gittiler. Öğleden sonra öğrendik ki bizim askerlerimiz trenle AlaÅŸehir tarafından gelen Yunan askerleri tarafından pusuya düşürülerek ÅŸehit edilmiÅŸler. AkÅŸamüstü arkadaÅŸlarımızla oraya yani ÅŸimdiki ÅŸehitliÄŸin olduÄŸu mıntıkaya gittiÄŸimizde bir de ne görelim, sabah alkışladığımız Türk Askerleri ÅŸehit olmuÅŸlar. Kahraman süvarilerimiz ve atları yerlerde yatıyordu. Bu duruma çok üzüldük eve geldiÄŸimizde o gün yaÅŸadıklarımız için hem sevindik hem üzüldük.’’Diye anlatırdı. Ruhları ÅŸad olsun.

Åžirin Salihli’mizi kurtaran bu yiÄŸit askerlerimizi fırsat buldukça 1925 yılında Türk Ocakları tarafından yaptırılan ÅŸehitlik anıtında ziyaret ederek, onlara olan minnet ve şükran borcumu ifade etmeye çalışıyorum. Allah hepsine rahmet eylesin. Türk Ocakları Salihli Åžubesi’nin o günkü ÅŸartlarda yaptırılıp ve büyük bir coÅŸkuyla açılışı yapılan, ÅŸehitlerimizin ruhunun ÅŸad olmalarını saÄŸlayan bu anıtın meydana gelmesine katkıda bulunan mensuplarına Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum. O günlerden bugünlere kadar bu ÅŸehitler anıtının bakımını saÄŸlayan belediye baÅŸkanlarımıza ve ilgili personellerine şükran duygularımı sunmak istiyorum.

Sonuç olarak: Türk Ocakları tarafından yaptırılan ÅŸehitlik anıtında yatan, Salihli’mizi kurtaran bu kahraman ÅŸehitlerimizin nur içinde yatmalarını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim. İstiklal Marşı ÅŸairimiz Mehmet Akif’in ‘’Ey ÅŸehit oÄŸlu ÅŸehit, isteme benden makber. Sana aguÅŸunu açmış duruyor Peygamber…’’ veciz sözlerinde ifadesini bulan, ebediyete intikal etmiÅŸ tüm ÅŸehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.

 Yorum:  İşte O Sihirli Kelime…

Evet, iÅŸte o sihirli kelime. ’’Orhan gel seni ortaokula yazdıralım.’’  Okuyan arkadaÅŸlarını gördükçe içindeki okuma özlemi depreÅŸen ve onları gıpta ile izleyen Orhan Öğretmenimin hayatının akışını deÄŸiÅŸtiren bu arkadaÅŸ teklifi. Okuma arzusu hiç bitmeyen Orhan Öğretmenimin içinde küllenmeye yüz tutmuÅŸ kor ateÅŸinin üzerindeki külleri adeta üflemiÅŸ. Yeniden alevlenen bu okuma aÅŸkı, tam üç adet yüksek okul diplomasıyla taçlanmış.

Hayat aslında insanı emekli etmiyor. Özlemlerini, hayallerini, hobilerini gerçekleştirebilmesi için zaman zaman fırsatlar sunuyor. Kimileri bunları değerlendiriyor, kimileri ise çeşitli nedenlerden dolayı maalesef değerlendiremiyor. Ne mutlu ki Orhan Öğretmenim bunu başaranlardan.

İçinde büyük özlem duyduğu olan ilahiyat fakültesi tahsilini yapmayı ilerlemiş yaşına rağmen başarmış. Zaman zaman zorlanmış, vazgeçmeyi düşünmüş ama bu büyük engeli aşmayı başarmış.

‘’Başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değil’’ demiş bir düşünür. Ne kadar doğru söylemiş. Orhan Öğretmenim de bu veciz sözü ispatlarcasına rahmetli oğlunun teklifiyle üçüncü okulunu da bitirerek, bir ömürü üç yüksek okul ile taçlandırmış. Başarı yolculuğuna devam etmiş. Hayat yolculuğunda ki başarılarını tebrik eder, sağlıklı, mutlu ömür dilerim.