”Sen Neden Burada Çalışıyorsun?” Â
Oto Tamircisi
Hatice Erbilir ile KonuÅŸtuk

1. Sizi tanıyabilir miyiz ?
Adım Hatice Erbilir. Oto tamircisi Hüseyin Erbilir ile evliyim. İki çocuk annesiyim. Büyük oğlum İsmail Can otomotiv mühendisi, küçük oğlum Fırat ise otomotiv teknisyeni. Çocuklarımın ilkokula başladığı yıllardan beri eşime yardım etmek amacıyla geldiğim tamirhanemizde zaman içinde bu mesleğe ilgi duydum. Küçük oğlum okulunu bitirdikten sonra kadromuza dahil oldu. Büyük oğlum Çıraklık Eğitimde beş yıl kadar öğretmenlik yaptı. Tayininin çıkması üzerine istifa etti. Hepimiz ailece, tam kadro halinde tamirhanemizde çalışmaya başladık.

2.Bu işe başlamaya nasıl karar verdiniz?
İşe baÅŸlamaya nasıl karar verdim? Çocuklarım ufakken eÅŸime yardımcı olmak amacıyla pazar günleri yardıma gidiyordum. Çocuklarım ilkokul çağına geldikten sonra onları sokaÄŸa salmamak adına hafta içinde de onlarla beraber gitmeye baÅŸladım. Çünkü sokaktaki çocuklar çok küfürlü konuÅŸuyorlardı. Benim yetiÅŸtiÄŸim ortamda böyle ÅŸeyler olmazdı. Küfür çok ayıp karşılanır, hoÅŸ karşılanmazdı. Ben bunları dile getirdiÄŸim de ‘’bizim buralarda çocuklar böyle, buna alışmalısın’’ diye cevaplar alınca, çocuklarımı da yanımda götürmeye baÅŸladım. Hem gözümün önünde oluyorlardı hem de bizim terbiyemiz altında yetiÅŸiyorlardı. Çocuklarım büyürken elimden geldiÄŸince devamlı onlarla ilgilendim onların düzgün yetiÅŸmeleri için gayret sarf ettim.Â
Her ne kadar okusalar da çocuklarımın bu mesleÄŸi de öğrenmelerini istedim. Çocuklarım okusa da okumasa da bir mesleÄŸi olsun istedim. Dünyanın bin bir hali var. Okumak çok güzel bir ÅŸey. Çocuklarıma annem okuyun ama babanızın mesleÄŸini de öğrenin, yapmazsanız yapmayın elinizde altın bir bilezik olarak dursun diye öğütlerdim. Zamanın insana ne getireceÄŸini bilemiyorsun. Ya sigortalı bir iÅŸe gideceksin, ya da kendine ait bir iÅŸin olacak.Â
Dükkâna gelip gittikçe eşimin mesleği ilgimi çekmeye başladı. Yavaş yavaş yardım etmeye başladım. Hüseyin anahtarı sana vereyim, Hüseyin şu parçayı ben yıkayayım, Hüseyin anahtarını silivereyim diyerek ilk adımları atmış oldum. Bunun adı neydi? Şunun adı neydi? Derken aletlerin adını öğrenmeye başladım. Bunları öğrendikten sonra göre göre işi daha da benimsiyorsun, öğreniyorsun. Dolayısıyla çıraktım, kalfa oldum, en sonunda da usta oldum. Şimdi bana bir araba gelse, eşim ve çocuklarım olmasa da bu gelen araca yardımcı olurum. Ufak tefek bir arıza oldu mu, yapar gönderirim. Arıza çok büyükse eşimi beklerim.

3.Erkek egemen bir sektörde çalışmak zor değil mi?
Evet zor. Neden zor? Çünkü bizim insanlarımız ön yargılı olduğu için zorlanıyorsun. Bedenen çalışma anlamında bir zorluk çekmiyorum ama insanlarda kadından tamirci olmaz düşüncesi var. Üzerinde bunun baskısını hissediyorsun. Ama zaman içinde ben bunu kırdım.

4.Bu işe başladığınızda ilk tepkiler ne oldu?
Sen neden burada çalışıyorsun?  Neden başka işe gitmiyorsun? Usta eve bakamıyor mu? Ustanın eve bakması bakmaması önemli değil. Ekonomik anlamda sıkıntılar oluyor. Mesela benim eşim emekli olduğu halde aldığı maaş tatmin edici olmuyor. İki tane oğlum var. Dünyanın bin bir hali var, Allah korusun birimizden birine bir şey olsa ben neyle geçim sağlayacağım. O yüzden ben başkasının yanında çalışacağıma, eşimin mesleğini öğrendim.

5.Kadından tamirci olur mu diyenlere ne diyorsunuz?
Neden olmasın? Evinde yemeği yapıyorsun, temizliği yapıyorsun, tarlaya gidiyorsun, tarlada çapa çekiyorsun çift sürüyorsun da neden tamirci olamıyorsun? Diyordum cevap olarak. Hala da soranlar oluyor. Daha iki üç gün önce bunun tartışmasını gene yaptım. Ama insanlar ön yargılı oldukları için bunu kabullenmekte zorlanıyorlar. Bu ön yargı artık kalksa iyi olacak. Kadınmış, erkekmiş bir şey fark etmiyor. Aynı şeyi çocuklarım içinde düşünürüm. Benim çocuklarım da başkasının işine gideceklerine kendi işlerinin patronları olsun.

6. Eşinizle aynı iş yerinde çalışmanın zorlukları var mı?
Hiç zorluğu yok. İki tarafta anlayışlı olunca bir zorluğu yok. Bir başkasının işine gitsen de zaman zaman gerginlikler olur. Gerginlikler, kendi işinde de olsa olur, bir başkasının işinde de olur. Önemli olan susmasını ve ne zaman konuşacağını bileceksin. Olayları büyütmeyeceksin. Biz ne iş yaparsak yapalım, her işi eşimle birlikte yaptık.Otuz senelik evliyim, daha birbirimizin kalbini kırdığımızı bilmeyiz.

7.İş yerinizde patron kim?
İş yerimizin patronu eşim. Neden eşim? Ne işi olursa olsun, ne kadar düzgün bilirsem bileyim, mutlaka kendisine danışırım. Çocuklarım da otomotiv konusunda eğitimli ve bilgili olmalarına rağmen, gerektiğinde babalarının tecrübesinden faydalanırlar.

8.Genç hemcinslerinize ne tavsiye edersiniz?
Çalışsınlar, hiçbir işten korkmasınlar. Her şeyi yapmaya gayret etsinler, cesaretli olsunlar. Artık kadın, erkek ayrımı kaldırılıp bir kenara konulsun. Tabii ki herkes de çalıştığı yerde düzgün, dürüst çalışsın.

9. İlave etmek istediğiniz bir şey var mı?
Biz yeni yetişirken ‘’Aaa orada erkek çalışıyor, bayan çalışamaz.’’ Denirdi. Artık bu sözü kullanmasınlar. Toplumdan artık bu anlayışın kalkmasını istiyorum. Ben eşimle 30 senelik evliyim, 20 seneden fazladır sanayi çarşısına geliyorum. Kimse bana yan gözle bakmadı, yanlış bir harekette bulunmadı. Ama hala daha bu sorular bana geliyor. Artık buna alışsınlar ve kabullensinler.

Yorum: Emeğine Sağlık Hatice Usta…
Hatice Hanım’ın bundan 20-25 yıl öncesi Salihli’sinde büyük bir cesaretle erkek mesleÄŸi kabul edilen oto tamirciliÄŸine baÅŸlaması, gerçekten takdir edilesi bir davranış. Toplumsal ön kabullere meydan okuyan, aile baÄŸlarını iÅŸ disiplini ile birleÅŸtiren ve elinin hamuruyla erkek iÅŸine karışma diyenlere en güzel cevabı veren bir davranış.
Ayrıca hayat arkadaşı Hüseyin Usta’nın da aynı şekilde toplumsal ön kabullere aldırmadan eşine destek vermesi ve mahalle baskısına direnmesi de en az Hatice Hanım kadar takdiri hak ediyor.
Tamirhane denince akla gelen erkek egemen tabloyu bir kenara bırakırsak, Hatice hanım o dükkanda sadece araçları değil, toplumun zihnine kazılmış önyargıları da tamir ediyor. Eşi ve çocuklarıyla omuz omuza elleri yağ içinde ama başı dik, onurlu bir şekilde çalışıyor. Emeğin cinsiyeti olmadığını gösteriyor. Bir kadının isterse  bir motorun kalbine veya hayatın zorluklarına da aynı ustalıkla dokunabileceğini gösteriyor.
Bazı iÅŸyerleri sadece para kazanılan mekânlar deÄŸildir. Bir yaÅŸam biçimidir. Hatice Hanım’ın eÅŸi ve iki çocuÄŸu ile kurduÄŸu bu yaÅŸam biçimi, bunun en güzel örneklerinden biridir. Çocuklarının onu hem bir anne hem de bir usta olarak görerek büyümesi, bu tamirhanede sadece motorların deÄŸil, aile baÄŸlarının da güçlenmesini saÄŸlamış.
Hatice Hanım; kadına verilen geleneksel rolü elinin tersiyle itip anahtarı eline almış. Ailesiyle kurduğu bu ortak hayatı, aynı zamanda çocuklarını eğittiği bir okul haline getirmiş. Bu başarı, aslında tüm kadınlara şu mesajı veriyor. İstedikten sonra başaramıyacağın bir şey yok. Emeğine sağlık Hatice Usta…
Çocukları için de bir parantez açmadan geçemeyeceğim. İsmail Can olsun, Fırat olsun, her ikisi de güler yüzlü, pırıl pırıl, iki genç. Anne ve babayla omuz omuza uyumlu bir şekilde mesleklerini sürdürüyorlar. Yalnız küçük oğlu Fırat ile bir konuda anlaşmadık. O Galatasaraylı, Ben Fenerbahçeliyim (!)


